DENİZİ YİTİREN DENİZCİ – YUKİO MİŞİMA

Mart 28, 2021 0 Yazar: Severus Septimus

Gerçek tehlike yaşama eyleminin ta kendisidir. Hiç kuşkusuz, yaşamak, varoluşun farklılaştığı bir kargaşadır.


Tam olarak bu temel üzerinde yükseliyor roman. Var olabilirsiniz ama yaşamadığınız sürece çok da tehlikede sayılmazsınız. Yaşadığınızı hatırlayabilmeniz için tehlikelere ve kargaşalara ihtiyacınız var. Hikayemizin kahramanları olan Noboru (ergenliğe yeni yeni giren bir çocuk) ve Ryuji (denizini yitiren denizcimiz) hayatlarını olağan şekilde yaşarken birbirleri için bir kargaşa haline almaya başlamalarıyla tehlikeler ve yaşamdan kesitler farklılaşmaya başlıyor.


Mişima ile bir tesadüf sonucu tanışmıştım; başka bir yazarın ölümünü araştırırken kendisinin ölümünü hayretler içinde okumuştum gerçekten farklı ve onurlu gelmişti* bana daha sonra ise bir televizyon programında ismini duyduğumda artık bu adamı okumalıyım dedim bakalım ne anlatıyormuş diyerek. Pişman da olmadım aslında… İlk olarak birkaç yıl önce “Dalgaların Sesi” kitabıyla başladım uzun bir aradan sonra ise “Denizini Yitiren Denizci” ile yazarla yine kavuştuk. 


Japonya’nın coğrafi, sosyo-kültürel ve tarihi durumunun yazarı etkilediği bariz. Japonya adalardan oluşan bir ülke olduğundan yazarın denizcilikle ve denizle ilgili başka eserleri de var. Ülkemizde Japonya Batı’nın kültürel istilasına uğramamış zannedilse de bu yanlış bir kanıdır Mişima kitabında buna da değiniyor ki zaten Japon milliyetçisi olduğunu bildiğimden buna da şaşırmadım. Muhtemelen 1950’lerin sonu 60’ların başında geçen hikayede II. Dünya Savaşı’nın da etkileri görülmekte. Japon aile yapısına dair de izler bulacağınız bir kitap.


Genel bağlamda bakılacak olursa kitabı sıkılmadan okuyabileceğinizi düşünüyorum. Yorucu olmayan sade bir dil ve akıcılığı çok yüksek olmasa da boğucu da olmayan bir olay örgüsü sizi bekliyor olacak. Nobel benim açımdan bir kıstas olmasa da ödüllü yazarlardan hoşlanan okuyuculara belirtmekte fayda var ki; Mişima Nobel’i alamasa da çok yaklaşmış isimlerdendir. 

*Mishima’nın Ölümü:

17. yüzyıldan kalma bir kılıcı hediye etmek amacı ile Garnizon generalinden randevu aldı. Dört grup Japon Milliyetçisi Tate No Kai(Kalkan Cemiyeti) üyesi ile birlikte randevuya gitti. Odaya girdiklerinde generali sandalyeye bağlayarak kapıyı kilitlerler. Mişima askerlerin toplanmasını ister onlara balkondan hazırladığı manifestoyu okur.

İçeri girer ve seppuku ritüelini gerçekleştirir. Dizlerinin üstüne çöküp kısa kılıcı ile karnını yarar. yaveri ise ritüelin bir gereği olarak elindeki kılıcı Mishima’nın boynuna vurur. 3 kez denemesine rağmen kafası hala yerindedir. Bir diğeri kılıcı alır ve tek seferde boynunu gövdesinden ayırır. Yaveri de aynı şekilde kendine uygular. Halıda iki kesik baş vardır. (1970)