AZİZ VALENTİN & SEVGİLİLER GÜNÜ

Şubat 14, 2021 0 Yazar: Severus Septimus

Aziz Valentine226’da İtalya’da doğan ve bizim de değineceğimiz hakkındaki bilgilerin kesin olmamasından dolayı 1969’da Roma Katolik Kilisesi tarafından Genel Roma Takviminden çıkarılan ve bununla birlikte, kilisenin hala bir aziz olarak andığı piskopostur. M.S. 270 yılında öldüğü düşünülen Valentine’in, iki ayrı kişi olup olmadığı tartışmalıdır. Kayıtlarda  II. Claudius tarafından öldürülmüş olan farklı Valentinler mevcut durumda. En yaygın olan versiyonlardan birinde ise Pagan inancına karşı gelmesinden dolayı başının kesilmesi emredildiğinde kendisini zindanda tutan gardiyanın kızının kör olan gözlerini açmış ve  kıza bıraktığı son notta  sevgilin olarak imza atması sebebiyle de bu trajiklik kendisine büyük bir ün katmıştır. Roma şehri civarlarında 14 şubat günü yakılarak öldürülen bu kişinin, askerlerin evlenmesini yasaklayan imparatorluk kanunlarına karşı gelen ve onların evlilik seremonilerini yapan bir din adamı olduğunu yazan kaynaklar da mevcut. Askerlerin evlenmesinin yasak olmasını da Yeniçerilerin evlenmesinin yasak olması ile bağdaştırabiliriz aslında. Evli olmayan askerlerin arkada kimseleri kalmayacağı için daha cansiperane savaşacaklarının düşünüldüğünden bu uygulamalar yapılmış olabilir. Aynı dönemdeki bu olayların aynı kişi olmaları daha muhtemel. Kaynakların aktardığı vakaların ise farklı olması oldukça doğal günümüzde bile olan olaylar çok farklı şekillerde lanse edilebilmekteler.        

AZİZ VALENTİNE 
II. CLAUDIUS


Aziz Valentine’in hayatı böyle olmakla birlikte Sevgililer Günü’nün günümüzdeki halini alması 18. yüzyılı buluyor. İngilizlerin bu tarihte eski bir Roma festivali olan ve Tanrıça Juno Februata’nın onurlandırılması için düzenlenen etkinliklere benzer kutlamalar tertip ettikleri görülüyor. Yani 14 şubat daha çok Anglosakson bir kutlamadır. 

Asıl tartışılması gereken; Hristiyan yortusu olarak görülen bir kutlama olmakla beraber bu kimliğinden uzaklaşmış ve kapitalist sistemin oyuncağı olmuş bir günün neden insanları bu kadar ilgilendirdiği olmalıdır bence. Seven, sevdiğini bir gün mü sever? Bunu göstermek için bir bahaneye mi ihtiyacı olmalıdır? Kafamda deli sorular… Kutlanmasında sakınca görmediğim ama kutlanmasına da anlam vermediğim, bir günün değil her günün sevgilinizin günü olmasını düşündüğüm ve hissettiğim şu anlardan herkese selametle…

Sevginizi her gün, sevgililer günüymüş gibi yaşayabilmeniz dileğiyle.