SARIKAMIŞ HAREKATI

Nisan 18, 2021 0 Yazar: Severus Septimus
ENVER PAŞA

“Planım, Ruslara hemen iki misli faik iki kolordu ile arkalarına düşerek ricate mecbur etmek ve bu suretle XI. Kolordu ve Süvari fırkasıyla takip olunan düşmanı karşılayıp, tamamıyla mahvetmektir. IX. ve X. Kolordu muvaffakiyetle hareketi yaptı. Ruslara taarruz edildi. Fakat mağlup edilemedi. Şimdi, XI. Kolordu ve Süvari fırkasını bekliyorum. Gelir ve yetişirse, düşmanı bozacağım. Fakat gelmeden düşman, zayıflamış kıtalarımıza taarruz eder ve taarruzda muvaffak olursa, o vakit ordu mahvolmuş demektir. Şimdiye kadar asker ve zabitler hiç kusursuz harbettiler. Her manevrayı yaptılar. Eğer Allah yardım ederse, muvaffakiyet katidir. Eğer muvaffak olamazsam, son neferimle beraber öleceğim.Bu halde vasiyetim: Ben vazifemi yaptığımı sanıyor ve öyle ölüyorum. Düşmana, sonuna kadar karşı koyunuz. Herhalde sonunda muvaffak olacağız. Ben hareketimden nedamet etmeden, kalben müsterih olarak ölüyorum. Yaşasın dinim, vatanım, padişahım!”

Enver Paşa Bu görselin boş bir alt özelliği var; dosya ismi: 6A876868-0A6F-46A5-98F3-6C611F9711CA.png

İsmail Enver Paşa Osmanlı son döneminin Başkumandan Vekili & Harbiye Nazırı. Birinci Dünya Savaşının en çok tartışılan isimlerinin belki de başında gelen bu isim kanaatimce milletimizin büyük kısmı tarafından bazı haksızlıklara uğramakta. Zamanında Hürriyet Kahramanı, Edirne Fatihi gibi unvanlarla methedilen sonrasında ise adı vatana ihanetle hatta ve hatta soykırımla anılan bir tarihi değerimiz. Gerçi diğer tüm tarihi değerlerimize yapılanlara bakılınca bu duruma şaşırmamak lazım hele hele Mustafa Kemal Atatürk, Fatih Sultan Mehmet gibi muzaffer isimlerin bile ipe sapa gelmez ithamlara maruz bırakıldığı şartlarda…


Maalesef doğrular değil ideolojiler daha değerli bazılarımız için.Tarihin ve hayatın renginin aslında gri olduğunu unutuyoruz çoğu zaman. İnsanları ve olayları siyah ya da beyaz olarak tanımlayıp değerlendirmek daha çok işimize belki de kolayımıza geldiğinden genelde insanları böyle kodluyoruz ve değerlendiriyoruz. İcraatlara göre değil kişilere göre daha doğrusu kişilerin temsil ettikleri düşüncelere göre değerlendirmeler yapıyoruz bu da objektifliğimizi kaybetmemize neden oluyor. Tarihî kişi ve olayları değerlendirirken en büyük eksikliğimiz de tam buradan kaynaklanmıyor mu zaten? Tarihi, fanatizme kurban etmekten. Her alanda iyi olan bir yönetici her zaman dünyaya gelmez bu özellikte olan insanlar zaten dahidirler. Enver Paşa da bir komutan olarak tabii ki kusursuz değildir hatta vasat bile diyebileceğimiz birisidir. Ne kahramandır ne de haindir. 


Yukarıdaki vasiyeti savaş sırasında bırakabilecek kadar cesurdur. İdealleri uğruna henüz 40 yaşında Tacikistan’ın ucra bir köyünde düşman kurşunuyla şehit olmayı göze almış biridir. Bence onurlu bir adama yakışan mükemmel bir ölüm… Cesaret kısmı tamam olsa da bazen fazla cesaret ve iş bilmezlik insanın hem kendisini daha da önemlisi lider konumdaysa beraberindekileri de tehlikeye sokar işte Sarıkamış tam da bu tanıma uyan bir olaydır.


Şimdi gelin Sarıkamış Harekatına hem genel bağlamdan bir bakalım hem de harekat süresince yapılan yanlışlık ve doğruları içine Enver Paşayı da alarak irdeleyelim

Harekat planı bir imha savaşı olarak kurgulanmıştı; Ruslar 9. – 10. ve 11. Kolordular tarafından sarılarak kuşatma altına alınacak ve imha edilecekti. Plan aslında kurmay zeka olarak gayet başarılı bulunmaktadır. Osmanlı kurmayları planı hazırlarken Almanların, kendisinden güçlü olan, Rus Ordusunu perişan ettiği Tannenberg Kuşatmasından ilham almışlardır.


  1. Harekat deyince hepimizin aklına saldırı geliyor. Sarıkamış da bir saldırı cephesidir ancak bu bölgede ilk saldırı aslında Ruslar tarafından yapılmıştır. Berlin Antlaşmasıyla (1878) belirlenen Horasan / Oltu sınırını geçerek Erzurum – Arpaçay’ı da geçen Rus ordusu Sarıkamış’a (eski dönemde adı Tahtdüzü ) yerleşiyor. Bu çerçevede baktığımızda zaten bir operasyon şart.
  2. Bölgenin hava şartları ( zaman zaman -40˚ ) ve lojistik durumu (yer yer iki metreyi bulan kar) nedeniyle Rus tarafının bölgeye herhangi bir saldırı beklememesi; ordularını üç ayrı merkezde (Kars – Tiflis – Sarıkamış) toplamış olmaları da buna işarettir.
  3. Bu soğuk altında askerleri harekata göndermek doğru mu? Diye düşünebiliriz… Elbette riskli bir hareket ancak şunu da belirtelim çoğumuzun bildiği gibi askerlerin üstü başı buna uygun değildi. Bilmediğimiz daha doğrusu fazla bahsedilmeyen kısım ise bu iklim koşulları için Almanya’dan 60.000 adet kışlık giysi getirilmiştir. Maalesef bunları taşıyan üç gemi (Bezmialem – Bahriahmer – Mithat Paşa) İstanbul’dan Trabzon’a giderken Rus Donanması ile karşılaşmaları sonucu batırılmıştır. Yani böyle bir harekat planlanırken en temel konulardan birisi olan kıyafet konusu aslında atlanmamıştır. Yapılan hata gemilerin batırılan gemilere rağmen harekat planında değişiklik olmamasıdır.
  4. Harekatın sıkıntılarından biri de komuta kademesi arasındaki fikir ayrılıklarıdır. 3. Ordu’nun başlangıçtaki kumandanı Hasan İzzet Paşa’dır o yapılacak harekatı kış şartlarından dolayı desteklememektedir. Enver Paşa bu durum üzerine cepheye Hafız Hakkı Paşa’yı gönderir daha sonra da kendisi gelerek yönetimi eline alır ancak buna rağmen bile işleri ağırdan alan komutanların olduğu bir sır değildir.
  5. Müttefiğimiz olan Almanya ise Sarıkamış Harekatımızı gayet yerinde bulmaktadır. Başarılı bir sonuç alınması halinde Çarlık Rusya’nın kendileri ile olan cephelerden askerlerini Doğu’ya sevk etmek zorunda kalacaklarını düşünüyorlardı. Türkler’in Orta Asya ile bağlantı kurabilmesi ihtimali ise hem Almanları hem de Türkleri heyecanlandırıyordu. İhtimalin gerçeğe dönüşmesi halinde Rusya’nın savaş dışı kalması çok kolaylaşacaktı.

TANNENBERG KUŞATMASI

9. Kolordu : Kargapazar Dağlarını kendine siper ederek Sarıkamış önüne gelecek 10. Kolordu : Hafız Hakkı Paşa komutasında Oltu’yu alarak Sarıkamış önüne gelecek 11. Kolordu : Köprüköy üzerinden Sarıkamış’a varacaklardı

11.Kolordu düşmanla direkt olarak düşmanının karşısına çıkacak 9. ve 10. Kolordular ise sağ taraflarından düşmanın arkasına düşüp Ruslar’ı imha edeceklerdi.(25 Aralık 1914)

SARIKAMIŞ KUŞATMA PLANI

Plan ve program bakımından gayet başarılı olan bu harekatın akamete uğramasında iki büyük birkaç da küçük  problem ve basiretsizlik belirleyici olmuştur:

Hafız Hakkı Paşa komutasındaki 10. Kolordu’nun ufak bir düşman birliğini kovalamak adına rotasından çıkıp Allahuekber Dağlarından geçmek zorunda kalması en büyük facialardandır. Burada gerçekten savaşamadan şehit olan Mehmetçikler olmuştur pekçoğu donarak ölmüştür ve kuşatma kıskacı tamamlanamamıştır çünkü birliklerin hem mevcudu azalmıştır hem de 4 gün geç kalmışlardır.

HAFIZ HAKKI PAŞA

Rus tarafındaysa General Nikolay Yudeniç yapılan planı anlamış ve merkezden gönderilen takviye birlikleri cepheye değil Sarıkamış’a sevk etmiştir ve şehirdeki askeri mevcudiyeti Rusya adına sağlamlaştırmış


NİKOLAY YUDENİÇ

Sonuç olarak büyük acıların yaşandığı bu harekat 60.000 – 90.000 askerimizin şehit olmasına. Rusya’nın ise 30.000 kaybı olduğu bilinmektedir. Denildiği gibi savaşmadan, kurşun atmadan  şehit olan askerlerimiz olmuşsa da bu sayı kısıtlıdır. Aksi taktirde zaten Ruslar kuşatmayı zayiatsız kapatırdı. Bu söylentilerde Ruslar’ın da parmağı olduğu açıktır. 30.000 asker az bir kayıp değildir.

Harekat sırasında Enver Paşa bozgunu görerek İstanbul’a dönmüş Hafız Hakkı Paşa ise cephede yakalandığı tifo sunucu 15 Şubat 1915’de Erzurum’da ölmüştür.

Bozgun sonrası Türkler yenilmişse de sonraki yıllarda  Rus İç Savaşı’nın da etkileri sonucu kaybettikleri topları almış Bakü’ye kadar yürümüşlerdir.


TÜM ŞEHİTLERİMİZİN RUHU ŞAD OLSUN!

Sarıkamış İle İlgili Daha Detaylı Bilgi İçin:

TDV İslam Ansiklopedisi

TTK Belgeseli

Doğada Tek Başına

Hafız Hakkı Paşa Sarıkamış Günlüğü – Murat Bardakçı

Enver – Murat Bardakçı